Gamfed Türkiye Kitap Kulübü Sunar : Sineklerin Tanrısı Kitap Özeti – Zeynep Çolakoğlu

SİNEKLERİN TANRISI 

    En büyük canavar insan mıdır? Sorusuyla başlar tüm hikaye. 

    Yağmurlu ve fırtınalı bir hava vardı. Savaştan kaçırılan çocukların bulunduğu uçak nedeni belli olmayan bir sebeple düştü. BU çocuk topluluğu bir adada esir kalır. Yetişkinler olmadan 6-12 yaş arası çocuk topluluğu. 

    Her biri farklı karakterde ve ayrı şartlarda büyümüş çocuklar. Bir ada da ne yapabilirler? Bir oyun alanı gibi düşünün adayı. Bir yanda eşitliğe, sevgiye ve anlaşmaya inanan doğuştan lider Ralph ile diğer yanda kendisinden başkasını hor gören, zorbaca baskıya inanan kötülüğe yönelik lider Jack. İki lider bir arada var olabilecek mi? 

     Diğer karakterleri ise ismi sorulmayan şişmanlığı, ileri düzey miyopluğu nedeniyle gözlük takan, zor nefes alan ve şiveli konuşan Domuzcuk lakaplı durumun farkında olan bilge kişilik, Simon adlı küçük çocuk herkese yardımcı olmayı seven durumu hemen kavrayıp çekingenliğinden dolayı konuşmaya cesareti olmayan bir karakter, çocuk yaşta zorbalığa uğramış zayıflara yardım etmenin kötü olduğu öğretilmiş zorba Rogar ve birbirinin benzeri aynı hareketleri yapan ikizler Eric ve Sam. Diğer çocuklar bu adada çoğunluğu oluşturur ama sayıları, yaşları, adları bilinmez küçük çocuk olarak görülür. Onlar sadece kalabalıktı, geceleri korkan, yaşadıklarına anlam veremeyen küçük çocuklar.

      Bir deniz kabuğu ile başlar tüm hikaye.  Ralph adada olmanın kısa sürede olsa tadını çıkarmak isterken domuzcuğun ONA katılmasıyla, biraz neşesi kaçsada, onu tolere etmeye çalışır. Domuzcuğun gerçekçi yaklaşımı Ralph’ın huzurunu kaçırır babasının ona bulacağını inancını korumak ister. Domuzcuk ise beraber olmaları, bir kulübe inşa etmeleri  ve bir işaret vermeleri gerektiğini anlatıp durmaktadır. Yoksa kimse onları bulamayacak. Çünkü yerlerini hiçkimse bilmiyordu. 

     Ada da beraber olmaları gerekir ki tüm çocuklar kurtulabilsin. Bunun için buldukları deniz kabuğunu üflemesini Ralph den ister Domuzcuk. Çünkü kendisi astımı nedeniyle nefesi yetmediği için yeterli ses çıkaramaz. Böylece Ralph üfler deniz kabuğunu ve tüm çocuklar yavaşça toplanır. Jack kilise korosu ekibiyle birlikte gelir. Farklı giyim tarzı hemen dikkat çeker. Jack’in koro üzerinde etkisi bariz gözlenmektedir. 

     İlk toplantı başlar. Ralph söz alır adada mı yerleşim yerine yakın mı olup olmadıklarını anlamak için tepeye çıkmaları gerektiğini söyler. Domuzcuğun uyarıları ile durumu anlatır ve eğer adada iseler ateş yakmaları gerektiğini ve ev yapmaları gerektiğini anlatır. Çünkü adaya geldikleri günkü gibi bir fırtına olursa korumaları gerekir. Diğer bir konu lider seçmeleri gerektipidir. Jack olmak ister ama deniz kabuğunu öttürmesi ve çocukları toplaması sebebiyle Ralph seçilir. Jack le Ralph arasında ilk Kıvılcım ateşlenir ve ilk rekabet başlar. Tıpkı demokrasi ile tek adam yönetimi arasındaki ilk çekişme gibi. Söz sahibi kim olacak tek adam mı toplum mu. 

    Toplantıdaki kararlardan biride elinde deniz kabuğunu olan konuşacaktır. Diğerleri karışmayacakdır.  Bir nevi demokratik bir süreç gibi

     Sıra adada mı olduklarını anlamak için tepeye tırmanmaya gelmişti. Ralph, Jack ve Simon ile gitmeye karar verir. Domuzcuk ta gelmek ister ama Ralph karşı çıkar otoriteye saygı duymasını ve çocukları saymasını ister. Domuzcuk gücenir. Onun sayesinde elde ettiği liderliği ona karşı kullanmaktadır. Bu oyun kuralları ihlalidir. Gizlice takip etmeye çalıştı ama yetişemez. 

      Tepeye çıkan çocuklar adada olduklarını anlat ve bu adada ateş yakmaya karar verirler. Ateş yakacaklar bir şeyler aramaya başlarlar. Odunları çocukların yardımıyla da tepeye çıkarırlar ve odunları bakabilmek için bir şey ararlar ve akıllarına domuzcuğun gözlüğünü mercek gibi kullanarak ateş yakmak gelir. Böylece ateş yanar. Ateş fazla kontrolsüz yaktıkları için adanın bir kısmında ateşe verirler. Yüzü yaralı bir çocukta bu yangında kaybolmuştur. Sonraki günlerde ateşin başında sırayla iki çocuk  nöbet tutmaya başladı. Ateşin sürekli yanık kalması sağlamak için. 

     Gece olunca başlar korkular. Küçük çocuklar rüyalarında korkarak uyanırlar. Her hışırtıdan korkarlar. Böylece korku kıvılcımları ateşlenmeye başlar. 

     Adada baraka yapmaya başlarlar. İlk arkada oyun gibi gelir ve herkes katılır. İkincide istek azalır Ralph, Simon, Jack, Roger yapar, üçüncüde ise Ralph ile Simon devam eder ve 3. kulübe yarım kalır. Çocukların ilgisi çok kısa zamanda dağılıyordu. İlgilerini çekecek bir şey olmayınca sıkılıp başka şeye gidiyorlardı. En çok sevdikleri yüzmek ve yemek yemekti. Sürekli yüzmeye gidip vakit harcıyolardı. 

     Çocuklar meyve yemekten çok sıkılmışlar. Etde yemek istiyordu. Jack avlanmak için hayvan var mı diye adayı gezmeye karar verdi. Vahşi yanı bir şeyleri öldürmek için yanıp yanıp tutuşuyordu. Adada dolaşırken bir domuz gördü. Heyecandan napacanığını şaşırdı. Kendi elleriyle yaptığı mızrağı sapladı domuza. İkincisini saplayacakken donakaldı. Canlı bir varlığı öldürmek o an için korkutucu geldi. Kendi içinde çelişkiye düştü. Ne yapacağını bilemedi ve domuz kaçtı. Kendini başarısız olmuş gibi hissetti. Kaldıkları yere döndü ve nasıl yakalayabilirim diye plan yapmaya başladı. 

      Jack domuzu yakalamak için birkaç  çocuğu örgütledi. Ateş başında beklemesi gereken çocuklarda Jacke katıldı ve ava gittiler. Bu sırada ateş söndü. Jack ve avcılar bir domuzu yakalamayı başardı. 

       Adanın diğer tarafında Ralph ufukta bir gemi gördü ve onun onları almaya geleceğini düşündü ama gemi gelmedi. Ateşe bakmaya gitti ve ateş sönmüştü. Büyük bir hayal kırıklığına uğradı. Avdan dönen Jack ve arkadaşlarını görünce daha da sinirlendi ve Jacke hesap sordu neden ateş söndü diye. Jack de sinirlendi. İkisinin arasındaki gerilim arttı. Ateşi tekrar yakmaya karar verdiler. Tepeye tırmandılar. Bu sırada domuzcuk arkada kalmıştı. Ateşi yakarken ortamdaki gerilim sebebiyle domuzcuğun gözlüğünün biri kır tarafı kırıldı ve domuzcuk üzüldü. Ne kadar tartışsalarda oturup eti yediler. Geç olmadan kulübeye döndüler. 

      Ralph, domuzcuğun ateşin önemli olduğu konusunda haklı olduğunu daha net anlamıştı. Adadan kurtulma şansını kaybetmişlerdi. Domuzcuğa daha çok güvenmeye başladı ve onu anlamaya başladı. 

      Aradan biraz zaman geçti ve bir savaş uçağı adanın üzerinde arızalandı ve pilotu uçaktan kurtulabilmek için atladı. Pilot atlamayı başardı ama çocukların bulunduğu adada tepeye düştüğünde ölmüştü. Ateşe yakın bir yerde üzerinde paraşütü ile. 

      Ateş başında nöbet tutma sırası ikizlerdeydi. Birden bir gürültü duydular ve korktular. Pilotu düştüğü yere doğru bir baktılar ki ölü pilot ve paraşütü canavar sandılar. İkizler çok korktu ve diğerlerinin yanına koşarak gittiler. Canavar var diye. 

      Bu canavar hikayesi adada gerilimi artırdı. Çocuklar daha da çok korkmaya başladı. Gece uyuyamıyor. Ralph bir toplantı yapmaya karar verdi ve herkesi topladı. Jackinde istediği fırsatı. Kendisi şef olmak istiyordu. Eline bir fırsat geçmişti. 

       Deniz kabuğunu alan konuşuyordu. Domuzcuk aldı ve konuşmaya başladı. Ama Jack dinlemek istemiyordu. Sözünü kesip duruyordu. Ralph de araya girip domuzcuğun korudu. Kovayı taşıran son damla oldu bu ve Jack de ipler koptu. Deniz kabuğunu aldı ve niyetini söyledi. Ben şef olmak istiyorum oylama yapmak istiyorum dedi. Oylama yapıldı ve Ralph tekrar seçildi. Buna Jack çok sinirlenmişti. Kaybetmişti. Bunun üzerine savaş boylarını yüzüne sürdü ve adanın başka yerinde kalmaya karar verdi. Çocuklara döndü ve kim benimle gelmek ister. Bundan sonra hep et yiyeceğiz meyve yemiyeceğiz. Sürekli avlanacağız diye vaatte bulundu. Rogar ve birkaç çocuk savaş boylarını sürüp, onun peşinden gitti. 

     Domuzcuk çok rahatlamıştı. Artık ateşleri yanmıyordu ama ona zorbalık yapanlar gitmişti. Ralph de ona güveniyordu. Ralph üzülmüştü bu yaşadıklarına. Ateşleri de yoktu artık nasıl kurtulacağız diye düşünmeye başladı. Domuzcuk yetişti imdadına ve sahilde yakarız dedi. Tepedeki kadar olmaz ama genede işe yarar dedi ve ateşi kıyıda yaktılar. 

     Ralph ve diğerleri adanın diğer tarafında kayalıklar arasında kendilerine yer yaptılar ve domuz avlamaya gittiler. Avladıkları domuzun başınıda ormanda bıraktılar canavara adak olsun diye. Kaldıkları yere geldiler ve av etini yemek için ateşe ihtiyaçları olduğunu fark ettiler. Ne yapacaklardı ateş olmadan etleri pişiremeyeceklerdi ve karınlarını doyurmayacaklardı. Ateş yapmayı denediler ama yakamadılar. Bunun üzerine gidip diğerlerinden ateş çalmaya karar verdiler. Bir grup planlarını uygulamaya gitti. Jack sözde yemek için diğer grubu çağırır gibi yaptı, Rogar da gidip ateşten bir dalı yaktı ve ateşi aldı. Bir grup çocuk ikna oldu ve onlarla beraber gitti. Ralph ve Domuzcuk, ikizler ilk etapta gitmedi ama sonra meraktan peşlerine takıldılar. Uzaktan ilerlerken yakalandılar ve  yemek yemeğe katıldılar. Sonra bir yuvarlak olup avları kutlamak için şarkı söylemeye başladılar. Bir ayin gibi kendilerini kaptırmışlardı, heyecanlı ve çoşkululardı. 

     Simon meraklı kişiliği sebebiyle ormanda gezerken pilotu ve paraşütü gördü. Canavar olmadığını anladı ve koşarak çocuklara haber vermek istedi. Ateşi gördü ve oraya koşarak gitmeye karar verdi. Otlardan düştü ve hızlı olmak için sürünerek içlerine girdi. Çocuklar kendilerini kaptırdıkları için Simon’u tanımadıklar ve onu dövmeye başladılar. Simon’u öldürmüşlerdi. Gece karanlığında ne yaptıklarını anlamamışlardı. 

       Ralph ve domuzcuk anlayıp dehşete düştüler ve hızla uzaklaştılar oradan. Kulübenin oraya kaçtılar. İkizlerde peşlerinden geldi. Bu olaydan sonra çocukların çoğu Jackin tayfasına katılmıştı. 

      Ralph ve domuzcuk ne gördükleri karşısındaki şoku atlatamıyordu. Simon artık yoktu kabullenmek zordu. 

      Jack ve tayfası karınları tok keyifleri yerindeydi. Gerçeğin farkında değillerdi. Jack kendini diktatörlüğünü iyice kabul ettirmişti. Emirler yağdırıyor, kendisine hizmet ettiriyordu. Tek eksikleri avladıkları eti pişirmek için ateşi. Bunuda hain bir planla elde etmeye karar verdiler. Gece yarısı diğerlerine baskın yapıp domuzcuğun gözlüğünü alacaklardı. Kendi çıkarları için birinin hayatını mahvetmeye bile göze alıyorlardı. Gözlüğü çalmayı başarmışlardı. 

      Gözlüğü çalınınca Domuzcuk hiçbir yeri göremiyordum, hayatı çok zorlaşmıştı. Ralph gözlüğü almak için diğerlerinin yanına gitmeye karar verdi. Yola çıktılar, Ralph, domuzcuk ve ikizler. Diğerleri kayalıkların arasında yaşıyorlardı. Jack diktatörlüğünü iyice ilan etmişti ve kayaların üstüne nöbetçi dikmişti. Ralph ve diğerleri  görürlerse almamaları konusunda uyarmıştı. Ralph ve diğerlerini görünce saldırmaya başladılar. Dinlemediler bile onları. Domuzcuk çıkıp kendini savundu ama dinlemediler üzerine saldırdılar. Ralph korumak istedi ama domuzcuğa yardım edemediler. Domuzcuk ölmüştü oldu. 

       Ralph kaçtı. İkizleri yakaladılar. Onlarıda kendi yanına aldılar. Büyükçe bir ateş yaktılar. Ralph ikizleri kurtarmaya gitti ama ikizler yanaşmadı. Korkuyorlar. Ralph’ı  öldürmek istediklerini söylediler. Ralph saklandı. 

     Ertesi gün planlarına başladı. Ralph sık çalıların arasına saklandı. Buraya girmezler ve onu göremeyeceklerdi. Rogar gece Ralph’i geldiğini fark etmişti. Ralph gidince ikizlere işkence yapıp planı öğrendi. Ralph kaçmayı başardı. Kaçmaya başladı. Çok az kaçacak yeri kalmıştı. Savaşmaya karar verdi. Tam sahile kulübelerinin oraya gittiği ve savaşmaya başlayacakları sırada ki bir yabancı ses duydular. Bir gemi gelmişti ve artık kurtulmuşturlar.

     Ralph şok oldu ama sevindi. Durumu anlattılar. Artık kurtulmuşlar. 

     Ralph’i istediği kısa bir süre oyun oyna aktı, rahat hareket etmekti. Büyüklerin olmadığı bir yerde. Hayatının oyunu olmuştu. Heyecan, korku, macera….. 

      Gerçek canavar kimdi gerçekten? İnsan mı, hayaletler mi? 

Gamfed Türkiye Gönüllüsü Zeynep Çolakoğlu katkılarıyla çıkarılmıştır.

İlgili Makalelerimiz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir