Gamfed Türkiye Kaptanı Anıl Güngördü yazıyor: Anlamsızlığın Mühendisliği: Maywa Denki ve Yaratıcılığın Tersyüz Edilişi
Anlamsızlığın Mühendisliği: Maywa Denki ve Yaratıcılığın Tersyüz Edilişi
Modern çağın en baskın değerlerinden biri verimliliktir. Üretilen her şeyin ölçülebilir, faydalı
ve bir probleme çözüm sunan bir yapıda olması beklenir. Eğitimden teknolojiye, sağlıktan
sanata kadar birçok alan bu “işe yararlılık” baskısı altında şekillenir. Ancak bazı sanat
pratikleri bu paradigmayı bilinçli biçimde tersine çevirir. TEDxUTokyo sahnesinde Maywa
Denki’nin sunduğu “Nonsense Machines” performansı, tam olarak bu karşı çıkışın sahneye
taşınmış hâlidir.

Bu çalışma, Maywa Denki’nin performansını yalnızca bir sanat gösterisi olarak değil; anlam,
işlev ve yaratıcılık ilişkisini sorgulayan bir düşünme modeli olarak ele almaktadır. Çünkü
burada sahnede olan şey yalnızca makineler değil, aynı zamanda “ne işe yarar?” sorusunun
kendisini problemleştiren bir tasarım yaklaşımıdır.
Maywa Denki, Nobumichi Tosa tarafından kurulmuş bir sanat grubudur ve kendilerini
geleneksel bir sanat kolektifi olarak değil, bilinçli şekilde bir “şirket” olarak tanımlarlar.
Ürettikleri her şeye “ürün” sahne performanslarına ise “ürün sunumu” adını vermeleri bu
yaklaşımın temel parçasıdır. Elektrikçi tulumlarını andıran kostümlerle sahneye çıkar,
mekanik ve elektronik düzeneklerden oluşan garip makineler sergilerler. Bu makineler çoğu
zaman ses üretir, hareket eder veya etkileşim kurar; ancak klasik anlamda hiçbir işlevsel
fayda üretmez. Bu nedenle “nonsense machines” yani “anlamsız(saçma) makineler” olarak
adlandırılırlar.

TEDxUTokyo’daki performans da bu yaklaşımın bir uzantısıdır. Sahneye taşınan makineler
izleyicide neredeyse otomatik bir soru üretir: “Bu ne işe yarıyor?” Ancak performans
ilerledikçe bu soru sabit bir cevap arayışından çıkar ve yerini daha derin bir sorgulamaya
bırakır. Çünkü her şeyin işe yaraması gerektiği varsayımı burada bilinçli olarak askıya alınır.
Makineler çalışır, ses çıkarır, ritmik hareketler üretir; fakat hiçbir noktada klasik bir “ürün”
mantığına hizmet etmezler. Buna rağmen izleyicide yoğun bir merak, dikkat ve anlam arayışı
oluştururlar.
Tam da bu noktada performans, bir sanat gösterisi olmaktan çıkar ve düşünsel bir deneyime
dönüşür. Verimlilik, üretkenlik ve fayda kavramlarının mutlak doğrular olarak kabul edildiği bir
dünyada Maywa Denki, bunun karşısına radikal bir öneri koyar: İşlevsizlik de bir tasarım
alanıdır. Hatta bazı durumlarda yaratıcılık, işlevsizlik üzerinden daha özgür ve daha radikal
biçimde ortaya çıkar. Çünkü işlev beklentisi ortadan kalktığında tasarım, çözüm üretme
zorunluluğundan kurtulur ve deneysel bir düşünme alanına dönüşür.
Maywa Denki’nin “nonsense machines” yaklaşımı üç temel varsayımı sorgular. İlk olarak
verimlilik mitini hedef alır; her şeyin ölçülebilir, optimize edilebilir ve faydaya indirgenebilir
olduğu düşüncesini kırar. İkinci olarak teknolojinin ciddiyetini oyun alanına taşır; teknolojiyi
yalnızca ciddi ve işlevsel bir araç olmaktan çıkarıp eğlenceli, absürt ve deneysel bir forma
dönüştürür. Üçüncü olarak ise yaratıcılığın sınırlarını genişletir ve “işe yaramayan şey neden
var olmasın?” sorusunu merkeze alır.
Bu sistemlerin temel mantığı, gerçek olmayan ama deneyimsel olarak güçlü ortamlar
oluşturarak öğrenmeyi ve davranış değişimini desteklemektir. İlginç olan nokta şudur: Bu
yapılar da doğrudan “gerçek hayatta işe yarayan” bir ürün üretmez; bunun yerine deneyim
üzerinden etki yaratır. Yani görünürde bir oyun gibi duran yapı, aslında ciddi bir öğrenme
mekanizmasına dönüşür.Bu açıdan bakıldığında “nonsense machines” kavramı yalnızca sanatsal bir ifade değil, aynı
zamanda pedagojik ve tasarımsal bir düşünme biçimidir. Çünkü işe yaramaz gibi görünen
yapıların aslında en güçlü işlevi, düşünceyi tetikleme kapasiteleridir. İnsan zihni, doğrudan
çözüm sunmayan ama merak uyandıran sistemlerde daha derin bir sorgulama sürecine
girer. Bu da öğrenmenin ve yaratıcılığın temel dinamiklerinden biridir.
Sonuç olarak Maywa Denki’nin TEDxUTokyo performansı, modern dünyanın “fayda”
merkezli bakışını tersine çeviren güçlü bir örnek olarak karşımıza çıkar. Bu performans,
teknolojiyi bir araç olmaktan çıkarıp bir düşünme alanına dönüştürür; sanat, mühendislik ve
oyunu aynı zeminde buluşturur.
En nihayetinde sahnede kalan şey bir makine değil, bir sorudur: Her şeyin işe yaraması
gerçekten gerekli midir, yoksa bazen en güçlü anlam, anlamsızlık üzerinden mi
üretilir?
TEDxUTokyo Maywa Denki “Nonsense Machines” videosu :
Gamfed Türkiye Anıl Güngördü‘nün katkılarıyla yazılmıştır.



Yorum gönder