×

Gamfed Türkiye Kaptanı Öykü Şakiroğlu yazıyor: Öğretme Sanatının Temel Taşı Oyunlaştırma ile Yeni Kurallar

Son makaleler

Gamfed Türkiye Kaptanı Öykü Şakiroğlu yazıyor: Öğretme Sanatının Temel Taşı Oyunlaştırma ile Yeni Kurallar


Öğretme sanatının tamamı genç zihinlerin doğal merakını uyandırma ve daha sonra onu tatmin etme sanatıdır, demiş 1800’lü yıllarda Anatole France.

İşte bugün, 2000’li yıllardaysa öğrenmenin;
şaşkınlık, odaklanma, karışıklık veya memnuniyet gibi pek çok duyguyu içeren “duygu yoğunluklu” bir deneyim olduğu vurgulanıyor.


Başka bir deyişle öğrenme sürecinin duygularla eşleştiğinde daha kalıcı bir hal aldığı, tatmin olan beynin daha fazla sinaptik bağ oluşturduğu bilimsel verilerle kanıtlanmış.
Beyin sadece evrimsel bir fayda ya da merak/heyecan duyguları uyandığında öğrenme sistemini aktifleştiriyor.

Peki oyunlaştırma bu işin neresinde?
Oyunlaştırma işin işte tam da burasında!

Çünkü oyunlaştırma özellikle heyecan ve merak duygusu üzerine yoğunlaşıyor.
Puan, rozet, seviye, görev, geri bildirim ve ilerleme çubuğu gibi oyun tasarımı unsurlarını oyun dışı alanlarda kullandırıyor. Amaç, katılımı artırmak, motivasyonu desteklemek ve öğrenmeyi kalıcı hâle getirmek.

Tüm bunları yaparken de güçlü bir psikolojik alt yapı kullanıyor.
Yeterlilik duygusunu geliştiriyor, merak uyandırıyor, odaklanmayı destekliyor, ilişki kurdurup sosyalleşme sağlıyor.

Öğrenciyi pasif konumdan aktif konuma geçiriyor. Öğrenci aktif oldukça da duygu seviyesi artıyor, duygu seviyesi arttıkça da kalıcı davranış değişikliği sağlanıyor.

Örneğin:
Derse katılım, zamanında ödev teslimi gibi davranışları ödüllendirmede puan sistemi, rozetler kullanılıyor.
Öğrencilerin ilerledikçe yeni ayrıcalıklara erişebilmeleri için seviye sistemi;
öğrencinin bilgiyi hazır olarak dinlemek yerine, gerçek ya da gerçeğe yakın bir görevi tamamlayarak öğrenmesini sağlamak içinse görev tabanlı öğrenme sistemi kullanılıyor.
Anında geri bildirim veriliyor ve oyunlarda öğrenci neyi doğru ya da yanlış yaptığını hemen görüyor.

Böylece:
Derse katılım artıyor, sorumluluk duygusu gelişiyor, rekabet yerine iş birliği destekleniyor.
Başlangıçta daha çok “sınıf kontrolünü kolaylaştıran bir araç” gibi kullanılsa da doğru kurgulandığında uzun vadede;
Öğrenen kimliğini güçlendiriyor,
Öz düzenleme becerilerini geliştiriyor,
Merak temelli bir öğrenme kültürü oluşturuyor.
Yani sınıf yönetimi aracı olmaktan çıkıp bir öğrenme kültürü inşa etmeye dönüşüyor.

Öğrenmeyi zorunlu bir görev değil bir keşif yolculuğuna dönüştürüyor. Bireyin öğrenmeye bakışı değişiyor. Bu da hayat boyu öğrenmenin temelini oluşturuyor.

Aman bizim zamanımızda böyle şeyler yoktu da ne oldu?

Evet bizim zamanımızda oyunlaştırma bu kadar yaygın bir uygulama değildi. Eğitim/öğretim, sınıf yönetimi geleneksel yöntemler üzerine kuruluydu. Yani çoğunlukla disiplin, kurallar ve kontrol merkezdeydi. Oyunlaştırmada ise katılım, merak ve sorumluluk merkezde.
Otoriteden rehberliğe bir yolculuk gibi düşünelim…

İnsanoğlunun oyuna ve oyunla öğrenmeye merakını, isteğini düşünecek olursak elimizde oyunlaştırma gibi güçlü bir yöntem var artık. Peki bunu neden kullanmayalım? Neden daha eğlenceli daha kalıcı bir yöntem varken kullanmamakta ısrarcı olalım?
İdealist olmayalım…

İlber Ortaylı şöyle diyor:
“Günümüz eğitim sistemindeki en büyük yaralardan biri “idealist öğretmen” kimliğinin zayıflamasıdır.”

Çünkü idealist öğretmenler öğrencilerine sadece bilgi aktarmıyor aynı zamanda merak uyandırıyor, zihinlerini canlandırıyor. Çünkü merak ve ilgi beyni öğrenmeye en hazır ve hevesli hale getiren temel kuvvet.
Üstelik günümüzde birçok çevrim içi öğrenme platformu da oyunlaştırma unsurlarını kullanıyor. Dualingo, Khan Academy, Kahoot, Wordwall gibi. Bunlara ulaşmak da artık çok kolay.

Peki oyunlaştırma sadece bilgi aktarmayı sağlamıyor aynı zamanda merak uyandırıyor, zihinlerini canlandırıyor, akışta tutup “farkında olmadan” davranış değişikliği kazandırıyor, daha kalıcı bir hal aldırıyorsa neden hala bekliyoruz ki?

Neden bu yaranın kapanmasında bizim de rolümüz olmasın?

Evet bizim zamanımızda bunlar yoktu ya da değeri bilinmiyordu ama artık var!
Artık öğretmenlik yapmayı bırakıp öğretmen olmamız gerekiyor ve oyunlaştırma bu konuda en büyük yardımcılarımızdan biri!

Türkiye'de oyunlaştırma alanında uzmanlaşan eğitimci yazar. Gamfed Türkiye temsilcisi,10 yılı aşkın süredir oyunlaştırmanın ilk kavramsallaştığı dönemden bu yana 100'lerce oyunlaştırma projesinde danışmanlık yapmış,binlerce kişiye seminer ve eğitim vermiş. Bahçeşehir Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak çalışmış. Yaşadığı Fethiye bölgesinde ücretsiz Lidea isimli girişimcilik programını yönetiyor.

Yorum gönder

You May Have Missed