Gamfed Türkiye Kitap Kulübü : Şenlikli Toplum – Ivan Illich Kitap Özeti
Etrafımızdaki topluma baktığımızda gördüğümüz sorunların kök nedenlerini hiç düşündünüz mü? Aşırı lüks tüketim yapıp yine de mutsuz olandan çok basit hastalıklardan muzdarıp bebekler ya da açlıktan susuzluktan ölen insanlar. “Convivality” kelimesi festival gibi ortamlar için kullanılan aslında hem eğlenen hem paylaşan kollektif bir ortamı ifade eder. Şuan bir ilaç firmasında çalışan bir kişi o firmanın pahallı bir ilacını ailesi için almakta zorlanıyorsa bu “çıkarcı bir toplum” olabilir, kollektif ya da sosyal değil. Canımız sıkıldı diye aldığımız bir eşya için bir çok insanın ailesinde uzak, istem dışı hatta köleliğe yakın çalıştığını bilmezsek bu toplumun ortak değerleri kaybedilmiştir ve kesin bir geleceği yoktur.
Günümüzde hayatımızı kolaylaştıran bir çok araç icat etmiştizdir. Kaşıktan arabalara, kitaplardan ışığa kadar hayatımıza alternatif yöntemlerini düşündükçe oldukça değer katmaktadır. Bu araçların ucuzlaması ve erişilebilirliği adı altında fazlaca üretilmesi ve bu süreçte insan için üretildiği unutulup aslında karlılık, büyüme gibi farklı amaçlar için gereksizce anlamsızca üretildiğinde sorunlarımız başlıyor.
Bugün bu araçlarla ilişkilerimiz intihar düzeyinde çarpıtılmış durumda. Pakistanlıların ekmek yiyebilmesi Kanada tahılına, New York’lu bir mühendisin ulaşımı körfez ülkelerine bağlı durumda. Bu çarpık düzenden “şenlikli bir topluma” geçişte bir çok kişinin ilk dönemlerde zorluk yaşayabileceği kesin. Ancak işe araba yerine elektrikli bisiklet benzeri insan güçleriyle destekli araçlarla gitmek ya da kruvasan yerine kuru üzümle bir öğünü geçirmek gibi saygılı ahlaklı ve etik bir hayata geçiş için uygun olabilir.
Bu kitapta amaç haline gelmiş araçların tekrardan doğru tasarlanamsı amacıyla bir metodoloji üretmek yolunu açmak isityorum. Benim buradaki konum niyetler ya da insanları kötülemek değil, araçlar ve yöntemleri iyileştirme. Amacım kişilerin farkında olarak ya da olmayarak bu araçlar sayesinde yönlendirildiği diğer insanların şenlikli hayatlarını kısıtlayan araçlar ve bu araçları üreten kullanan kurumları toplumsal olarak dışlamak.
Günümüz dünyası artık sahip olmakta zorlananlar ve çok fazlasına sahip olanlar olarak 2 kutuplu bir dünyaya bölünmüş durumda. Şenlikli olarak önerdiğim kollektif mutlu sosyal bir toplum her bireyin topluluğun tüm araçlarına en geniş şeffaf ve özgür biçimde erişmesi, kullanması, yardım almasını güvence altına alan, ancak bunun için de başka birinin özgürlüğünü ve aynı şenlikli durumunu engellemeyen optimum üretim ve tüketim dengesidir. Çünkü mevcut kurduğumuz kurumlar çok kullanışlı araçlarla daha fazla çıktı sağlamak amacına bu temel özgürlükleri istemli ya da istemsiz kısıtlamakta.
Endüstri devrimi sonrası toplum, bir kişinin çalışma ortamı için başka birinin zorunlu emeğini sömürmemesi üzerine dönümsenecektir. Şuanda en yakın örnek Çin gibi devletler, kurumlar, okullar, partiler ve hatta kar amacı gütmeyen sivil toplum örgütlenmeleri bu şenlikli yöntemlere hazır değildir, varolan tüm sisteme göre seçilmşiş yöneticiler aslında karlılık ve kazanç adı altında bu şenlikli düzeni bozan, dengesiz arz ve adaletsiz tüketimin üzerine sistemlerini ve çalışanlarını iyileştirmişlerdir.
Toplumlarda oturmuş olan ölçümleme sistemleri de bir ürün ya da servisi sadece insan emeği bile içerse “parayla” ölçmeye alışmış ve iyi ile kötü olanı topluma şenlikli fayda sağlayanı ayıramamaktadır.
Tayland’ın bir köyü gerekli tüm ulaşımını ve ağır malzemelerini köyün neredeyse her evinin yakınından geçen bir nehir üzerinden “ klong” adı verilen teknelerle kollektif, minimum maliyetli ve herkesin birbirine destek olduğu türden doğaya da saygılı bir şekilde yüzyıllardır yapmaktaydı. 2000’li yılların başında sanayiileşen ve ana şehirlere araçlarla bağlanmak arzusu yüzünden bu nehir yollarına asfalt atılarak arabalar için yollar yapıldı. Bu yollarda en yakın otobana bağlandı. Aslında çok iyi bir hizmet gibi görünen bu otobanlaşma, hem çevre ekosisteme müthiş bir zarar verdi hem de araç süremeyen birbiriyle yardımlaşamayan bir çok insanın kendisinin ve malzemelerinin ulaşımını daha pahallı ve zor hale getirdi. Gençler de kapitalizmin ışıltılı “son model” telefon gibi araçlar alarak anlamsız borçlandılar ve araçlar ile benzini için daha çok istemeden çalışmaya başladılar.
Okullardaki ders programları ve evlilik yasaları belli bir amaç uğruna biçimlendirilmiş toplumlarda otoyollardan aşağı kalır değildir. Balta,makas, bisiklet, naylon ve plastik misina oltası gibi aslında çok faydalı araçları belli sayıda ihtiyaç kadar üretmeli, paylaşmalı ve geliştirmeliyiz. Bu tarz makinelerden çıkan araçlarda aşırıya kaçmak,anlamını yitirmekten toplum olarak uzak durmalı bunu reddeden süreçler eklelemeliyiz. Günümüzde nasıl canlı bir tilkiyi kürk yapıp giyip zenginliğini göstermeye çalışana yollarda herkes müdahale edebilecekken bu etik değerleri çok anlamsız giysi,araç,araba,evler ve hatta kişiye özel uçaklar içinde alenen şeffaf müdahale süreçleri olmalı.
Araçlar ortak kullanımlı olmalı, tabiki sahiplik olacak ancak komple sahiplik olamaz. Herkes tarafından görülebilir, kullanılabilir, ehliyet sahipleri daha sık kullanabilir ve paylaşabilir. Örnek verecek olursak ev telefonları. Sadece bir jeton parası olan kişi dünyanın bir ucuna telefon açabilir, çok zengin de olsak sadece 1 jeton alcak parası da olan birisi olsa sevdikleriyle aynı yöntem ve araçlarla kullanabilir. Konuşma süresini anlamsız uzatmak, telefon kulübesini meşgul etmek ya da başka amaçlarla kullanmak işte bunlar “şenlikli kullanım” dışı hareketler hemen uyarılabilir, canlı kürkle sokakta gezenler uyardığımız gibi.
Bugünkü kar amaçlı üretimin getirdiği seçimlerimizle bizi köleleştiren sistem, aynı Tayland’daki nehir yollarını otobana çevirdiği gibi bizi daha da araçlara bağımlı hale getirir. Herkes evinde elektrik üretemeyeceği için elektrikli trenler daha az sayıda olacak ve daha az durakta duracak belki. Tankerler çok daha az sayıda üretilecek onun yerine rüzgarla çalışan paylaşımlı botlar olacaktı. Şenlikli bir toplumda herkesin edinebileceği ve edinemeyeceği alanlar belirlenecek, bir ev sahibi olacak insan için o ev inşaatı bitinceye kadar gerekli malzemeler paylaşılacak ve devlet yine gerekirse biraz kredi bile verecek, kredi alan ev sahibi diğer ev sahibi olacak projelerde bunu emeği ya da aletleriyle ödeyecek. Kapitalizmdeki gibi 225 tane evi olanın sadece 1 evini kulandığı diğerlerini kiraladığı daha da kötüsü boş tuttuğu gibi örneklere izin verilmeyecek.
Maliyeti ne olursa olsun tam sağlık hizmeti talep etmek, yüksek hızla bir araçla gezmek gibi bir aldatmacının farklı koşullarındaki yansımasıdır. Kapitalist ülkelerde ne sıklık ve uzunlukta yolculuk edeceğiniz tamamıyle ne kadar ödeyeceğinizle alakalıdır, şenlikli sosyal bir dünyada ise size toplumun verdiği önem kadardır.
Şenlikli topluma dönüşümde öncelikle günümüz kurumlarının hangi sınırlarda bu toplumu desteklediği, hangi sınırlar ötesinde çok tehlikeli hale geldiği ve getirdiğini belirlemekle başlamalıyız.İnsanlardan önce kurumlardan başlamamızın nedeni, tek başına bir insanın ömrü ve etkisi sınırlıdır,ancak kurdukları kurumlar ve kurumlarda bu ‘şenliksiz üretim” hırsına kapılmış insanlar ölümsüzdür.
Dil, en öncelikli körleşme destekçisidir. Bir hekimden aldığımız sağlık hizmeti sonrası “sağlığım yerine geldi”, bir öğretmenden karşılıksız bir şey öğrettiğinde “eğitimimi tamamladım” gibi aslında sahiplenilemeyecek şenlikli eğitim,araç,sağlık, sevgi gibi konuları da paketleştirmişiz.
Şenlikli topluma giden yolda 3 aşama özetlenebilir :
1-) İçinde bulunduğumuz sürdürülemez saçmalığın doğasını daha fazla kişiynin aydınlatılması. Ve sadece devlet değil toplum bazında da bazı prosedürler ve kabuller olması.
2-) İnsanların bugün baskı altında olan ama doyumlu ve sade bir hayata kavuşabilmeleri için çok sayıda insanın bir örgütle savunulması.
3-) Toplumda hali hazırda kabul edilen inanç,devlet, örf gibi konuların şenlikli toplum unsurlarını destekleyenlerini genişletmek, çakışanlarını sistem içinde kaybetmek.
Günümüzde gittikçe artan sosyal platformlar ve girişimcilik rüzgarları bir zaman sonra Büyük Burhan ve Özgürlük İhtilali gibi büyük devrimler sonucu bu tüketim ve büyüme odaklı kapitalist sistem değişebilir, sosyal üretim ve anlam merkeze alınabilir.
Şenlikli yaşamın savunulması, bu varolan ya da geliştirilen araçları sosyal olarak şeffaf takip edip denetleyebilen “doygun,adil ve anlamlı bir hayat” yaşamak isteyen insanlarla mümkündür.
Ivan Illich / 1971
Ercan Altuğ Yılmaz katkılarıyla özetlenmiştir.



Yorum gönder