×

Gamfed Türkiye Kitap Kulübü sunar : Homo Ludens Ekonomisi – Oyunla Var Olmak : Gökhan Tosun

Son makaleler

Gamfed Türkiye Kitap Kulübü sunar : Homo Ludens Ekonomisi – Oyunla Var Olmak : Gökhan Tosun

Bu kitap günümüz sisteminin temel varsayımı olan “Homo Economicus” olarak insanın doğasını sayısallaştıran ve ekonominin bir çarkı haline getiren sisteme bir öneri getirmek içindir. Modern ekonomi bireyin faydasını maksimize eder, bu doğru ancak dar çerçeve ile adil bir dünyada yaşanamaz.

İnsan sadece hesap yapan ve rasyonel bir varlık değil oyun oynayarak paylaşan yaratıcı bir varlıktır. Homo Ludens merkezli bir ekonomik model temel ilkeleri mal ve hizmet üretimi, üretim faktörlerinin bölüşünü motivasyonel ve toplumsal organizasyonel tasarlanacak bir plan önerilecektir.

Modern ekonomik düşünce sistemleri, Homo Economicus olarak insanı tanımlar. Faydasını maksimize eden, hesaplar yaparak rasyonel kararlar alan bir varlık. Bu yaklaşım doğru ancak eksiktir, evet faydacıdır ancak insanın anlam deneyim ve paylaşma gibi oyunsal temel duygularını dışlar.

Bernard Mandeville 1714’te yazdığı “Arıların Masalı : Özel Kötülükler, Kamusal Yararlar” adlı eserinde bireysel bencillik ve çıkar arayışı görünürde çok ahlaksız ve kötü gibi gözükse de toplumsal olarak kollektif anlamda bütünsel çok faydalıdır. Sonra bir gün tüm arılar birden erdemli olmaya karar verdiler. Açgözlülük yok, kibir için hırs yok, üretim ve ticaret azalmış ve erişilebilirlik azalmış. Böyle bir anda toplumsal refah kaybolmuş dahası eski kültüreli kazanımlar da kaybolmuş bir kopuş olur. Mandeville, toplumsal refah ve stabil bir sosyal toplum için çoğunluk erdemi ile ödünleşen bir denge olduğundan bahsetmiştir.

Jeremy Bentham ‘ın Ahlak ve Yasama İlkeleri kitabını 1789’da yazdığında ” Herkesin yaptığı şey genel olarak haz peşinde koşmak ve acıdan kaçmaktır.” demişti. Bentham faydacılık teorisinin temellerini bu kitapta atar.

Thomas Malthus ise 1798 yılında kaynak anlamında insan için kendi çıkarı için sorgusuz gerekeni yapacak varlık ile daha çok nüfus üretmenin aslında refah değil kontrolsüzlük yaratacağını vurgulayan ilk ekonomistlerden.

1817’de mikro aşamadan global ekomoniye bakış açısı için David Ricardo bir ülke yada başka birinden düşük fırsat maliyetiyle mal ve hizmete odaklanma ile faydacılığı bir bakış getirmiştir.

1844 yılında John Stuart Mill bu yüz yıllardır anlatılan iktisadi gelişimlerdeki eksiklikleri İktisatın insanı sadece ekonomik bir varlık olarak betimlemesi olduğunu, tam uyarlanması için gerçek doğasının da tamamlanması için eklenmesi gerektiğini belirtir.

Gerçektende sanayii devrimi ile tamamlanan “homo-economicus” daha fazlası için kapitalist ekonomi içinde tüketim için açgözlü, doyumsuz, tükettikçe varolan bir koloni yarattı. Gelir adaletsizliği ve Mill’in çıkarımları burada günümüze kadar taşınan “burnout sendromları” çok çalışma ve anlam krizlerini de beraber getirdi.

Kapitalistlerin çıkış noktası ve halen de devam eden noktada daha çok üretim ve karlılık için “homo-economicus” artmasını ve sistemde faydası olmayan kısımlarını yok saymaya devam etti. Her geçen gün gelir dağılımı bu yüzden açıldı ve adaletsizlik insanlardan ülkelere oradan komple coğrafyaşşata dağıldı.

Bir eylemin etik olup olmaması sonuçlarının toplam mutluluğa (veya acı azaltmasına) olan katkısına göre değerlendirilmediri der Mill. Faydacılıkta gönüllülük olduğu ve özgürlük sağlandığı müddetçe etiktir,ancak insanda başlı başına bir içsel değeri vardır. İnsan kendi başına yaptığı şeydir der Sartre ve Kant ise insanlık sadece bir araç değil amaç olmalıdır der. Bu araç olan insandan amacına doğru giden yolda da insanın özü ve değeri ile oyun duygusu aidiyet, seçim ve gelişim gibi değerler ortaya çıkar. Varolan faydacı kısım bazen bu kısımları da işine yaradığı için kapsayabilir ama yine araç olarak görür. Yetenekleri olan bir sanatçının sadece bir kerelik çalışanlara yönelik bir performans sunması gibi.

Hollandalı filozof Johan Huizinga, insanın oyun oynarken aslında kendi değerleri ve kültürleriyle ritüeller eşliğinde oynadığını görerek bu insanı komik iktisadinin bir çarkı gören ve kalan boşlukları tartışan Mill gibi ekonomist ve Kant,Santre gibi filozoflara oyuncu insan “Homo-Ludens” önerdi. Burada oyun oynayan insanın faydası, ürettiği değer ve kendi karakterindeki faydalar tartışılmaya ve halen günümüzde de bir çerçeveye konmaya çalışıldı.

1960’larda önce Jean Baudrillard üretim ve tüketim gibi iki dinamiğin aslında kimlik kurma ve anlam üretme oyunları olduğunu belirtti. Tüketim bir simülasyon haline gelir ve birey bu tüketimleriyle bir kimlik ve anlam peşindedir. Zenginlerin amaçsız koleksiyonları ya da özel üretim yaptırdıkları nadir eşyalar en güzel örnekleri olabilir. Bunlar da başarılı bir şekilde iktisat oyununu oynayan ya da oynamış birisinden faydalanan bir insanın eksik kalan homo-ludens duygularını tamamlama isteğidir. Homo Ludens burada yararsız ve anlamsız harcamayla aslında insanlaşır çünkü kapitalizm fazlalığın özgürce tüketilmesi ve farkedilmesine izin vermez.

1970’lerde Deleuze ve Guattari kapitalist üretimi makinesel arzular ve oyunsu akışlar olarak 2 alanda değerlendirir. Anti-Oedipus isimli eserinde kapitalizmin öznesinin üreten homo-economicsler değil tüketen homo-ludensler demiştir.

Ekonomi toplumsal bir oyun olarak varolan refah ortamının sürekleyicisidir. 2005 yılında Julian Kücklich isimli bir akademisyen “playbour” kavramını ortaya attı. Homo Ludens artık üretim kısmında da değerlendirilmeye başlandı. Oyunsu işçilik adı verilen bu yaklaşımda iş süreçlerinde artık homo ludensin oyun duygusu bir sömürü hedefine gelmiştir.

Sebastian Deterding ve Gabze Zichermann isimli oyun tasarımcıları da daha sistematik bir yaklaşımla homo ludesin oyun duygularını direk iş süreçlerine entegre eden “gamification” isimli oyunlaştırılmış bir ekonomi – playconomy önermişlerdir. Bu yaklaşım sistem içindeki homo-economictus’un daha optiizme edilerek homo-ludens duygularını da tamamlamaya çalışan bir figür etmiştir.

Homo Economicus ve Homo Ludens birlikteliği

Homo Economicus, fayda ve çıktıyı, Homo Ludens anlam ve gelişimi ölçer. Ölçümlemeri de birinde maliyet,zaman ve kazanç iken diğerinde deneyim,ritim,gelişim gibi parametrelerdir. Ekonomik düşünce faydası maksimize eden,sürpriz yerine rutini, risk yerine stabilizasyonu pekiştirir.

Homo Ludens ‘in üretim anlayışı bir mala sahip olmaktla değil oyundaki bir piyon ya da zar gibi takas ve diğer oyuncularla ilişki ile gelişir.Bu haliyle varolan ekonomi sistemleriyle çatışmaz onu tamamlar. Özel mülkiyet ve paylaşımsızlık homo ludensin oyun alanını kısıtlar. Ödünç verme, döngüsel ekonomi ve şeffaf güvene dayalı iletişimdeki iletişimler homo -ludens için olmazsa olmazdır.

Bir çocuğun sınıftaki dünya maketini top yapıp oynaması homo-economicus için zararlı bir eylem, homo ludens için o dünya ile ilk ilişkisini kurabilmek ve öncelikli oyun ihtiyacını karşılamak için faydalıdır.

Yıkıcı Rekabet ve PARA

Rekabet Arı hikayesindeki gibi verimliliği artırsa da sınırlandırılmaz ve yapılandırılmazsa tüm oyuncular için yıkıcı olabilir. Rekabeti ortadan kaldırmak değil iyi ölçümleyerek dengelemek gerekir. Puanlar sadece tek tip ölçülebilen dışsal unsurlarla sayı ve puanlar karşılığı para verilmesi değil ölülemeyen zaman harcama,emek verme, gelişim ve öğretme gibi davranışları da ölçmek ve rekabete sokmakla mümkün.

Ludik İş Birliği Modelleri

Katılımcı sanat, eğitim , spor ve hobi gibi alanlardaki katılım süreçleri yeni bir norm olacaktır.

1-Ortak Oyun Alanı

2-Döngüsel Katılım

3-Anlam üzerinden Eylem

4-Kuralsızlık Değil Esneklik

5-Duygusal Sermaye

Homo-Ludens’in ekonomiye katılması için yapılabilecek ölçümlemeler ve Shepley Değeri :

Referans : https://www.gokhantosun.com/wp-content/uploads/2026/02/Homo-Ludens-Ekonomisi.pdf

Türkiye'de oyunlaştırma alanında uzmanlaşan eğitimci yazar. Gamfed Türkiye temsilcisi,10 yılı aşkın süredir oyunlaştırmanın ilk kavramsallaştığı dönemden bu yana 100'lerce oyunlaştırma projesinde danışmanlık yapmış,binlerce kişiye seminer ve eğitim vermiş. Bahçeşehir Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak çalışmış. Yaşadığı Fethiye bölgesinde ücretsiz Lidea isimli girişimcilik programını yönetiyor.

Yorum gönder

You May Have Missed