Gamfed Türkiye Kitap Kulübü Sunar : İnsanlığın Geleceği ve Transhümanizm – Nick Bostrom
Biz insanlığı değerli kılan şey, insan formumuz ve mevcut biyoloji değil ideallerimiz, arzularımız ve yaşam tercihlerimizdir.
Bill Joy isimli bir teknoloji uzmanı tam 2000 yılında “Why the Future Doesnt Reed Us/ Gelecek neden bize İhtiyaç Duymaz” isimli bir makale yayınladı. Genelinde robotik teknolojiler ve nanoteknolojilerle yapay zekanın ileride belli bir seviyeye ulaştığında insanlığın soyunu tüketenmesinin veya insanlığın bildiğimiz insanlıktan çıkacağına dair kesin somut önerilerde bulunmuştu. Bu makale bir gelenekselci ya da bir rahip tarafından yazılsa belki bu kadar ilgi çekmeyecekken Sun Microsystems isimli Silikon Vadisinin önemli firmasının teknoloji direktörü tarafından yazılması ardından da Wired dergisinde de kapak olmasından sonra oldukça ses getirdi. Joy bu makalede insanlığın günümüzde de para,beslenme, adalet gibi bir çok konuda da dengeli ve etik unsurları hayata büyük oranda geçiremediği için yapayzeka ve nanoteknolojilerde de aynı deneyimlerin sonuçlarının oldukça olumsuz olacağını öngörüyordu. İnsanlik ve teknoloji ne kadar birleşecek transhümanlaşacak ve günümüzdeki insanlığın geleceği ne olacak?
Transhüman terimi gelecek bilimcisi Bay Estfandiary tarafından geçiş döneminde teknoloji ile entegre olan insana verdiği genel bir terimdir. Zaten günümüz insanlarının ve teknolojinin kullanımı bundan 100-200 yıl öncesi birisi görse büyük ihtimal bize transhüman diyecekti. Kullandığımız teknolojik cihazlar, galaksiyi anlama ve izleme kapasitemiz, organ nakil ve protezler, sağlık ve ilaç sektöründeki muazzam gelişimler ve estetik cerrahi zaten bizi ara bir jenerasyon yapmakta. Ancak asıl transhüman, teknoloji ile tüm zaaflarından arınmış, yaşlanma ve kısıtlı kalan zekasını da bilgisayarla artırarak çözebilen bir model olarak hayal edilebilir. Yapay zekanın sağlıktaki kanser ve kalp hastalıklarını çok daha azaltacağı öngörülüyor ve önleyici unsurlar olarak insan hayatını uzatacağı kesindir. Ancak bu rakam sadece 6-8 yaş ve en verimsiz olduğumuz yaşlılık dönemleri için olacak. Transhuman bunlardan çok daha farklı bir mantıktadır.
Posthüman, aslında insani değerleri koruyan ancak kısıtlı insan bedeninden sıyrılmış bilinç ile ölümsüz ve sorunsuz sonsuza kadar yaşayabilecek yeni teknolojik bedenler bulan aşamaya denir. Burada hem mental hem de fiziksel bir kapasite sorununu aşmaktan bahsedilir. Posthüman zihinler, tüm kütüphanelere anında ulaşabilen bir zeka ve biz insanların kullanamadığı kızılötesi ve farklı duyularıyla diğer canlı ve olası galaktik canlılarla da iletişime geçebilmektedir.
Süper Zeka ve Nanotekolojiler:
Süper Zeka aslında zamanında “turing testi” gibi basit bir örnekle de ifade edilen yapay zekanın biz insanların ortalama zekasını geçtiği aşamaya verilen addır. Bu hızlanmada önemli bir aşama da Nanoteknolojierde yenilikler.
İnsan beyninin işlem gücü tahmini olarak 1014 olarak hesaplanmıştır. Carnegie Mellon Üniversitesindeki robotik eğitmeninin insan retinasında gerçekleştirilen sinyal işleme sürecini bilgisayar ile taklidi üzerine hesaplanmıştır. İnsan beynindeki 100 milyar nöronun içerdiği yaklaşık 1000 sinaps üzerinden 100 Hz’lik bir hıza sahip olduğu düşünülüyor.
Önümüzdeki 20 yıl boyunca her 18 ayda 1 bilgisayar hızları 2’ye katlanacak. Bu hesapla 2005 yılındaki IBM bilgisayarın hızının 2.1014 olarak hesaplanılıyordu, böylece 10 yıl içinde insan işleme kapasitesinin üstünde bilgisayarlar elde edeceğiz.
Süper Zeka’nın ortaya çıkışı da insan merkezli dünya görüşlerine ağır bir darbe indirecek. Süper Zeka belki de insanlığın bulacağı son buluş olabilir, sonraki tüm teknolojik ilerlemeler, galaksi keşfi hatta oyunlar Süper Zeka tarafında kurgulanı takip edilecektir.

Bugünün gelişmiş bir ülkesindeki internete erişimi olan herhangi birisi bir kaç yüz yıl öncesindeki bir kraldan çok daha dünyaya ve galaksiye dair şey bilmekte, erişebilmekte. Ancak bu onu transhüman yapmaz. Buradaki mantık aslında insanlığın keşfetme, merak, paylaşma ve iletişim gibi avantajlarını koruyarak yaşlanma, kıskançlık, tembellik, unutkanlık gibi unsurlarını pasifize etmek olacak. Protez bacağı ya da yapay zeka destekli işitmesi olan insanlar transhüman olarak en ilkel halleriyle adlandırabilinir.
Kriyoni – Dondurulma nedir?
Varolan insanlığın özel donanımlarla dondurularak ilerde tekrar gerekli teknoloji geliştikçe açılıp post-human olabilecek insanların sürecidir.
Upload – Yükleme nedir?
Trans-insan olabilmek adına eğer kendi varolan vücudumuz ile olacaksa günümüz sağlık teknolojileri buna imkan vermemekte. Bu yüzden ‘bilinç’ ile beynimizi uyumlu ancak yaşlanmayan bedenlere transfer etmek ilk transhuman yaratma yaklaşımı olacaktır. Bilincin bilgisayarlara aktarılması kısmen başarılı olmuştur ancak aynı kalması önceki tüm deneyimleri koruması için çalışmalar devam etmekte.
Singularity – Tekillik nedir?
Singularity (Tekillik), en genel tanımıyla, yapay zekânın insan zekâsını aşarak kendi kendini geliştirebilir hale geldiği ve medeniyeti geri dönülemez bir şekilde değiştireceği varsayılan, gelecekteki teorik noktadır.
Zekâ Patlaması: Yapay zekâ sistemlerinin, insan zekâsından kat be kat daha zeki (süper zekâ) hale gelip, insan müdahalesi olmadan kendi tasarımlarını inanılmaz hızlarda iyileştirdiği andır. Geri Dönülemez Değişim: Bu noktadan sonra teknolojik büyüme o kadar hızlı ve kontrol edilemez olur ki, insan hayatı, toplumsal yapılar ve medeniyet bugünkünden kökten farklı hale gelir.
İnsan-Makine Birleşmesi: Singularity, sadece yapay zekânın gelişmesi değil, çoğu düşünür tarafından insan beyninin makinelerle entegre edilmesi veya yapay zekânın insan bedenine entegrasyonu (siborglaşma) olasılığını da içerir. Öngörülemez Gelecek: Tekillik sonrası dünya hakkında tahminde bulunmak, insanın mevcut zeka düzeyiyle imkansız kabul edilir.
Nanoteknoloji atık oluşturmadan uzay tabanlı güne ve güneş ötesi enerji panelleri yapmamızı sağlayabilecek. Dünyadaki kaynak kıtlığına karşın tek gerçekçi çözüm uzak kolonizasyonudur. Bu nanoteknolojileri geliştirmeden insanlığın doğa içinde ya da doğa üstü nedenlerle soyunun tükenmesi en önemli sorunlardan biridir.
Transhümanizm halen gelişmekte ve nanoteknolojiler, yapay zeka ve bioteknolojilerin ortaklaşa gelişimleri ve karmalarıyla yeni oluşumlara göre ekoller oluşmaktadır. Eskiden sadece din ve inanç sistemlerin önerdiği uzun ömürlü yaşamlar, ölümsüzlük gibi konular bilimsel olarak transhümanizm kapsamında olmasından geleceğin inanç sistemlerinden birisi de olabileceği öngörülmekte.
İnsanlığın geleceğini 4 olası senaryosu öngörülmektedir:
1-)Neslin Tükenmesi :
2-)Yinelenen Çöküş
3-) Plato
4-) Posthumanlık
Birçok nedenden ötürü dünyadaki canlıların %99’dan fazlasının nesli ne yazıkki tükenmiştir. Bu doğal nedenlerle de olaiblimekte galaksiden gelen bir astreoitte olabilir insan müdahalesi de. İnsanlığın neslinin tümüyle tüketecek kadar büyük bir felaketi “dünya bağımlılığı” kurtularak çok büyük oranda azaltma şansına sahip olmaya çok yakınız. İnsanlığın elinden çıkabilecek “nükleer” benzeri bir savaş ya da doğa felaketleri bile aslında tam olarak soyumuzu tüketmeye yetmeyebilir buna da “Yinelenen Çöküş” deniyor.
Milyarca insanın yaşadığı dünyada içerden ya da dışardan bir salgın ya da dünya dışı bir müdahaleden dolayı insanlık medeniyetlerinde müthiş bir gerileme olabilir. Bir anda %99’muz ölünce hem bilgi hem de ulaşılabilirlik açısından orta çağ’a dönebiliriz,ancak tekrardan bir çok kabulumuz olmasından dolayı yine yüzyıllar beklemeden önce sanayi sonra uzay çağını yakalayabileceğimiz öngörülmekte. Plato mantığında ise belli bir aşamadan aşağı asla inemeyeceğimiz mantığındadır.
Post human için 1 Trilyondan fazla dünya dışında da yerleşik insan ırkı. 500 seneden uzun yaşam süresi. Nüfusun büyük kısmının şuanki mevcut normal insanların bilişsel kapasitesinden en az 2 kat fazla kapasiteye ve olgunluğa sahip olması. İnsanın psikolojik ve bedensel acı ve sıkıntılarının uçak kazaları gibi ve salgınlar gibi çok nadir olması. Diğer hayvanlardaki gibi 6 duyunun keskinleşmesi ve ekstra eklentilerimizin olması.
Biomuhafazarlar insanlığın bu anlamda insanlığın orijinalinin bozulmasını riskli görmekte, insanlık değerleri ve onurunun kaybolabileceği donanımlara taşınmayabileceğini iletmekte. Böylelikle daha önce neandertelleri ezip soyunu kurutan atalarımız Homosapiensler gibi bizim de soyumuzu da bu transhümanlar getirebilir. Bu insan merkezliliği korumak bu aşamada çok önemlidir.
Önemli olan insan olmak değil insancıl olmayı korumaktır.
Teşekkürler.



Yorum gönder