Gamfed Turkiye Kitap Kulübü sunar : Kitapların İyileştirme Gücü – Hwang Bo-Reum
“Kitap tıpkı kaşık,çekiç,tekerlek ve makas gibidir. Bir kere icat ettikten sonra daha iyisini yapamazsınız.“
Umberto Eco
“Kitap tıpkı kaşık,çekiç,tekerlek ve makas gibidir. Bir kere icat ettikten sonra daha iyisini yapamazsınız. “ Umberto Eco
Ayda kaç kitap okuyorsun? Hangi tarzlar ilgini çekiyor? Kitapları çizerek mi okursun? Bitince kitapları naparsın? Kitap ayracı olarak ne kullanıyorsun? Aynı anda bir kitap mı okursun? Çok satan kitaplardan okurmusun? Kitaplara dair gelin ne gibi deneyimler ve notlarım var beraber bakalım.
Çok Satanları Okumak :
Zihnim günlük telaşlarla karmakarışık olunca kendimi “kitap” isimli bir odaya kitler dünyayla ilişkimi koparırım. Ortaokul gibi başladı sanırım kitaplarla bambaşka bir ilişkim olmaya. Okuduğum kitapların içine çekiliyordum, her kitapta olmuyordu tabiki ama benim belki de günlük sıkıntılardan kaçma terapim olmuştu kitaplar.
Metroda Okumak :
Çoğu kariyerim boyunca belki de en verimli geçirdiğim yolculuklarım metro yolculuklarım oldu. Bazen kitabımı okuyacak imkanım olmayınca başka kitap okuyanların yanına otururdum. Ne güzeldir sürprizlidir okudukları kitap, sizin için de sahip olamayacağınız ve belki de keyfi her an kesileceğinden dolayı keyifle gizli gizli okuduğum kitapların tadı inanılmazdı. Sanki bir karadelikten o başka insanların dünyalarına ulaşır,sonra metro durağında kendi dünyama dönerdim.
İnce Kitap Okumak :
Özellikle çok kaptırmamam gereken dönemlerde ince kitapları tercih ederim. 168 sayfalık bir NewYork times en çok satanı vardı,açınca kitabı içindeki çizimlerden bazı sayfalarında da hiç yazı olmadığını görmüştüm, hemen 1-2 saate tamamlayarak onu kütüphaneme ebedi dinlencesine geçirebilecektim.
Kalın Kitaplar Okumak :
Sürpriz bir yaşgünü etkinliğine davet edilmiş ve hazırlıksız yakalanmıştım. Hemen arkadaşlarımda da adım “kitap kurdu” çıktığı için en güzel hediyenin bir kitap olduğunu düşündüm. Ama küçük ve az sayfalı bir kitap çok hafif olacaktı,ondan 600 sayfalık renkli kuşe kağıdında bir “sanat tarihi” kitabını aldım artık başkasının hayallerini süsleyecekti.
Altını Çizerek Okumak :
Patrik Künkünk bir romanında “ otuz yıl boyunca bir çok roman okudum ama aklında bir tanesi bilr tam kalmadı” der. Bu aslında kitabın sizi değiştirmediği anlamına gelmez,aslında aklında kalmamasından öte sizi değiştirmiştir. Ben kitaplarımın can alıcı sayfalarını çizerim, not defterime de geçiş yaparım. Sadece kitapları nedense tükenmezle dokunmaya kıyamam özel kurşun kalemlerle çizişlerimi yaparım,belki silme imkanı olabilsin diye.
Çantada Kitap Taşımak :
Her zaman çantamda kitap bulunur. Büyük olasılıkla o gün hiç açma şansım olamayacak ancak, olur da sürpriz bir zaman çıkar ve keyifle kitabıma kavuşurum diye yanımda her zaman en az 2-3 kitap olur.
Neden İnternet Değil de Kitap Olmalı?
Yapılan araştırmalara göre ekrandan yapılan okumalar aslında bizim kitaplarda yaptığımız okumalarla aynı şey değil.
Klasikleri Okumak :
“Klasikler hakkında, “okuyorum” sözünü değil genellikle “yeniden okuyorum” sözünü işittiğiniz kitaplar olmalıdır.”
Roman Okumak :
Romanlar bence en güzel sinema filminin beyninizde gerçekleşebildiği muazzam bir olaydır. Mutlaka her hafta bir roman okurum ve keyifli paylaşırım.
Şiir Okumak:
Şiirler aslında insanın çoklu zekasına en uygun modellerden birisidir.
Online Kitapçı,Facebook,Instagram :
#bookstagram aslında çok faydalı bulduğum insanların okudukları -ya da ilgilendikleri en azından- kitapları paylaştıkları bir instagram hashtagi.Sahilden uçaklara ev bahçelerinden spor salonlarına kadar insanlar biraz da havalı şekillerde okudukları kitapları paylaşıyorlar. Bazıları kitaplarla ilgli gelen yorum ve sorulara,ben de yeni başladım ya da sıkıldım sadece başını okudum gibi malunm kullandıkları platformunda doğasına uygun yüzeysel cevaplar verseler de çok iyi bir kitap paylaşım metodu. Mesela toplum epidemiloğu Kim Seung-sup’un “Acının Yol Olması için” kitabını ilk orada gördüm ve şu cümle ile benim tüm dikkatimi çekti:
“Hayatını binbir gayretle ahlaklı bir şekilde yaşayan insanlar bundan gururlanamıyorsa bu toplumun sorumluluğudur.” Daha sağlıklı olabilmemiz için teknolojinin gelişmesinin yeterli olmadığını, toplumun da bütünsel olarak bireylerin sağlığından sorumlu olması gerektiğini paylaşıyordu.
Kore’deki zor şartlarda çalışan inşaat işçilerinin her gün sağlıklarını risk ederek çalışması, sırt ağrısı olmasına rağmen o gün rapor alamadan çalışan bilgisayar yazılımcısı emekçisinin katkı verdiği bir hastane yazılımı yarın hayat kurtarsa gerçekten bunun değeri ne olacak? Ambulansların acil bir hastayı yetiştirmeye çalışırken yolda başka bir kazanaya karışıp daha fazla kayba neden olması gibi.
Yatak,Gece ve Aydınlatma:
Her gece bir yatağa girme rutini olarak yatak başı kitaplarım ayrıdır. O anda zaman sanki durar ve beni keyifli bir uykuya hazırlar. Bunu kindle dahil hiçbir ekranda tüm bedeninizle yaşayamazsınız.
Sevdiğiniz bir Yazar Olsun Yeter:
Bazı yazarlar mutlaka daha favoriniz olacak. O yazarların yazdıkları sizi bambaşka yerlere götürebilecek hatta siz devamını bekliyor olacaksınız.
Kitap ve Alkol:
Kitap, zihni berraklaştırır; alkol ise geçici olarak bulanıklaştırır. Biri bilinci genişletir, diğeri sınırlarını gevşetir—hangisini ne zaman tüketeceğini bilmek karakter meselesidir.
Okumak İstemiyorsan Bırak:
Her kitap her zaman için değildir; doğru zaman gelmemiş olabilir. Okuma, zorunluluk değil çağrıdır—çağırmayan kitabı rafa kaldırmak ihanetten sayılmaz.
Kitabın Faydaları:
Kitaplar empatiyi artırır ve insanın zihinsel sınırlarını genişletir. Başka hayatları deneyimlemenin en güvenli ve en ucuz yoludur.
Kütüphane Faydaları:
Kütüphane, bireysel merakın toplumsal hafızayla buluştuğu yerdir. Sessizlik içinde büyük bir düşünce uğultusu barındırır.
Cümle Biriktirmenin Faydaları:
Etkileyici cümleleri not almak, zihinsel cephane oluşturmaktır. Gün gelir bir fikir anlatırken o cümle imdadına yetişir.
Okuma Grubu:
Okuma grubu, tek bir kitabın birçok zihinle yeniden yazılmasıdır. Farklı yorumlar, metni çoğaltır ve derinleştirir.
Cevap Bulmak için Okumak:
Soruların peşinden okumak, okuma eylemini pusulalı hâle getirir. Kitap cevap vermese bile daha iyi sorular sormanı sağlar.
E-kitap Okumak:
E-kitap taşınabilirlik ve erişim kolaylığı sunar. Sayfanın kokusu yoktur belki ama bilgiye ulaşma hızı yüksektir.
Ara Sıra Okumak:
Düzensiz de olsa okuma, zihni diri tutar. Az ama sürekli temas, hiç olmamasından iyidir.
Yavaş Yavaş Okumak:
Yavaş okumak, metni tüketmek değil sindirmektir. Bazı cümleler aceleye gelmez; üstünde biraz yaşamak ister.
Başucu Kitabın Hangisi:
Başucu kitabı, her açışta yeni bir kapı aralayandır. Sıkıldığında değil, düşündüğünde eline aldığın kitaptır.
Çalışma Odasını Düzenlemek:
Düzenli bir çalışma alanı zihinsel berraklığı destekler. Dağınık masa bazen yaratıcılık üretir ama sürekli dağınıklık düşünceyi yorar.
Kitap Eleştirisi Yazmak:
Eleştiri yazmak, kitabı ikinci kez okumaktır. Hem yazarı hem kendini daha net görmeni sağlar.
Mahalle Kitapçısı : Her mahalledeki bir ikinci el kitap satan sahaf olur. Burada da aslında bir çok farklı dilden de kitaplara rastlarsınız. Bazıları hatta imzalıdır ya da içlerinden bazen kitap ayracı olarak kullanılan çeşitli notlar, fotoğraflar çok daha anlamlı hale gelir.
Sıradaki Kitabım:
Bazen bir kitabı yoğun bir proje ya da uzun bir yolculuktan dolayı bitiremem,ama o dönemde sıraya aldığım ve çok heyecanla beklediğim bir yazar ya da konunun kitabı olur. Açıkçası sırada olan kitabım her zaman beni bekleyen bir sevgili gibidir, ona hızlıca kavuşmak için varolan kitabımı hızlıca bitirmeye ve yeni kitabımı ödül gibi hayal ederim.
Aynı Anda Birden Fazla Kitap Okumak :
Bir kitabı okurken akışa girip gerçekten saatlerce okuduğum oluyor. Ancak bazen fantastik bir kitap okurken birden daha bu dünyaya dair bir kitap okuyasayım gelebiliyor, bu yüzden daha okuması hafif kitaplarda yanında olabilir.
Balta Etkisi Yapan Kitaplar Okumak :
Elimde Amerika’da bir okulda silahlı saldırı yaparak onlarca çocuğun hayata göz yummasına vesile olan ve kendisi de intihar eden bir çocuğun annesinin yazdığı bir kitap var. Aslında çocuğun ne kadar kendince “normal” ve çoğunlukla da sevgi dolu olduğunu anlatıyor, Diğer ebeveynlere de bu anlamda dikkatli olmalarını söylüyor,ancak kitap benim için sadece kendi evladını değil bir çok insanın nefretini de almış başka çocukların da katilini yetiştirme rahatsızlığından dolayı tam bir balta etkisi yapıyor bende. Şükretmek, özüne dönmek ve birçok konuya farklı açıdan bakmak için böyle kitaplar çok değerli.
İlginizi Çeken Kitapları Okumak :
Bazen özellikle benim gibi yazar kişilerin otobiyografileri çok ilgimi çeker. Ben de bazı dönemler yazma konusunda çıkmaza girdiğimden bu dönemleri nasıl atlattıkları üzerine hikayeleri okumak hoşuma gider.
İlginin Ötesine Geçen Kitaplar Okumak :
Bir arkadaşımın hediyesiyle oldukça popüler olan modern işletme yönetiminin kurucusu Peter Drucker’in kitaplarını okudum. Oldukça kolay ve zekasına hayran bir şekilde sandığımdan oldukça farklı şekilde hızlıca bitirdim. Drucker’dan öğrendiğim” bazen bir problemi çözmek için o problemin de nedeni olabilecek şartlardan uzaklaşmak gerekir.” idi. Her zaman farklı alanlarda oldukça ilgi gören belli başlı kitaplara şans vermeliyiz.
Zor Kitaplar Okumak :
Nietzsche’nin Böyle Buyurdu Zerdüşt adlı kitabını ilk okuduğumda genel olarak hiç bir şey anlamadım ve bir tek anlamayan benim diye düşünmüştüm. Sonradan konuştuğum insanlar da aynı şeyi yaşadıklarını ancak zamanla tekrar tekrar okuyunca farklı algılamalar olduğunu söylediler,bende de ikinci okumamdan itibaren farklı içgörüler oluşturdu. Bir Çin kitabında da bu kitabı tüm bedeninizle okumalısınız demiştir, bazı kitaplar mecburen tüm duyularımızla okumalıyız.
Kendimizi Korumak için Kitap Okumak:
Bazen sadece bize iyi gelebilecek bir kitabı tekrar okumak, zor dönemlerde başvuracağımız en güvenli limanlardan biridir.
Bu Aralar Hangi Kitabı Okuyorsunuz? :
Eskiden bir platformda karşı taraftaki kişinin o anda ne dinlediğini görebildiğiniz bir özellik vardı, onu görür görmez keşke şuan hangi kitabı okuyor özelliği olsaydı demiştim. Bazen sohbet açmak üzere bu soruyu sorarım, bazıları hemen cevap verir bazıları takılır uzun uzun düşünür,aslında aktif bir okuduğu kitap yoktur ama bunu da açıklamak yakışık olmaz diye söyleyemez.
Bir Gün Kitaplar Dünyadan Yok Olsaydı:
Ray Bradbury ‘nin Fahrenheit 451 adlı kitabı kitapların yok olduğu bir dünyayı anlatır. Kitaplar artık gizli gizli okunur ve bu anlamda bulunur bulunmaz yakılırlar. Böylece kitaplar kaybolursa yazarlar, yazarlar kaybolursa kültür aktarımı kaybolur.
